Biz Özgecan'ız!




Bugün nefes almak gelmiyor içimden!
Yürek yangın yeri!
Kalemim bile yazmak istemiyor bu satırları.
Dilim varmıyor, sabır dilemeye kimselere.
Bildiğim duaları bile unuttum, okuyamıyorum ardından o peri kızının.
Biçare doluyor gözlerim sadece.
Sanki uzaktan bir cılız ses çalınıyor kulağıma,

‘Her yer karanlık!
Duyuyorum gidişimin yankılarını…
Ama ben öldüm.
Siz yine geç kaldınız…’ diyor bir kız uzaklardan.

Kendimi koyuyorum yerine, canım acıyor.
Kız kardeşimi, annemi, kızımı diye hayal ediyorum.
Yok yok… Biri bu sesi sustursun!
Bu vahşete dur desin birileri!

O kadar hassas bir yaraya tuz bastı ki bu olay,
Yıllardır söyleyemediklerimiz döküverdi birer birer.
Meğer hepimizin mahreminde ne utanç izleri bırakılmış!

Edep, terbiye, ahlaki değerler bunlar sadece bayanlar için mi var dersiniz?
Utanmayı, vicdan muhasebesi içinde başını yastığa koymayı, yalnızca ben mi yapmalıyım?

Kolunun kuvveti, gönlünün merhametini geçmek zorunda mı erkeklerin?
Peki ya çok acı değil mi?
Bir erkekten, başka bir erkeğin korumasını beklemek bizi…

Biz; erkekliğini doğduğu andan itibaren kutlayan,
Genç kızlığını saklayan bir milletin evlatlarıyız.
Siz hiç kızı regl oldu diye, düğün salonu tutup oynayan insanlar gördünüz mü?
Ya da bir tenhada adamı sıkıştıran kadını?

Biz; başlık parasını verip kendinden çokça küçük yaşta hanım alan dedelerin,
Önce yemeği erkeğe koyan ninelerin torunlarınız,
Kalırsa yiyen, sesi çıktığında darp edilen annelerin evlatları

Bunları siz yapmadınız mı kadınlarınıza?
Sindirmediniz mi olduğu yere annelerinizi, eşlerinizi?
Göz yummadınız mı yıllardır süregelen bu çarka?

Bindiği toplu taşıtta kendisini kollaması gereken,
Her an ensesinde hiç tanımadığı bir erkeğin nefesini hissedebilen,
Kız kardeşlerinin namus bekçisi kesilmiş adam kılıklıların tacizlerine uğrayan,
Kuyruk sallamayınca, peşinden koşulmayan kadınlarız…

Biz; yanında göz yaşartıcı spreyi olmadan dışarı çıkmayan genç kızlarız…
Biz; dayak yiyen, öldürülen, tecavüze uğrayan bayanlarız.
Biz; Münevver’iz
Biz; Özgecan’ız
Biz; verilmemiş hesapların korkusuyla uyku uyuyamayan vicdanlarız.
Biz; bu dünyaya çocuk doğurmaktan korkan anne adaylarıyız.

Unutmayın ki;
Kadın, erkeğin kaburgasından yaratıldı.
Ayaklarından yaratılmadı, öyle olsaydı ezilirdi!
Üstün olmasın diye başından da yaratılmadı,
Ama göğsünden yaratıldı, eşit olsun diye.
Kolun biraz altından yaratıldı, korunsun diye.
Kalp hizasında sevilsin diye…
Sevgisiz büyüttüğünüz çocukarınızı tarih unutmayacak!
Affedilmeyeceksiniz!

Türk halkının nefreti sizinle yaşayacak!
Bir gün; evlatlarımıza temiz bir dünya bırakmak dileğiyle,

Unutulmayacaksın Özgecan!
Huzurla uyu!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder