Af Yolculuğu...

         
Yıllardır ertelenmiş yolculuğunuza çıkmanın şimdi tam sırası…
Zaman sadece yüzümüze kırışıklıklar mı düşürüyor dersiniz?
Peki ya… Diğer izler?
“Gözlerinize hayatın ışığını düşüren şey ne?”

Hayat amacımı sorgulamaya başladığım yerde, kendimi başka bir eşikte buldum.
Attığım her adım, çarpıntısıyla yarıştı kalbimin o gece…
Yüzüme rüzgar vuruyor, gözlerimden süzülen yaş göğsüme akıyor.
Ve ben ferahlıyordum.
Şimdi tüm koşturmalardan sıyrılıp, hesaplaşma zamanı…
Bu seyahatin adı “AF YOLCULUĞU”

Hayat akıp giderken, durup bir sormalı kendine, geç kalmadan.
Nereye gidiyorum ben diye?

Varmak istediğin yeri bilmezsen, hangi yoldan gittiğinin önemi yoktur!
Karşıma çıkmış en muhteşem sözlerden biriydi.
Varmak istediğim yer belli miydi?
Hayatın önüme getirdiği her şey kabulüm müydü?
Bu soruların cevabını bulmak için,
Daha önemli bir yoldan geçtim.

AFFETTİM!

En büyük hesaplaşmamı, affettim.
En büyük terk edilişimi, affettim.
Dost kazıklarını, kayıplarımı, öfkelerimi, kırgınlıklarımı affettim.
Kaderimin bana sunduğu, olumlu-olumsuz her şeyi kabul ettim.
Herkesi, her şeyi, en çok da
Kendimi affettim!

Kurduğumuz her cümle, her varsayım, yaşadığımız her olumsuz anı
Biriktikçe küf tutuyor kalbimizde…

Örümcek ağı bağlayan bir kalpten, daha iyilik sızar mı damarlarına?
Kendin için… Affet!

Defalarca söyle kendine…
Ben onu affettim. Ben onu affettim. Ben onu afettim.
Söyledikçe nefes almaya başlayan hücrelerini hissedeceksin.
İçindeki ışığı hissettikçe yolun aydınlanacak.

Limanda güvenle duran geminin, amacının limanda durmak olmadığını,
Derin sulara açılması gerektiğini o zaman fark edeceksin
ve deniz fenerin yüreğin olacak.

Bu kadar kirli insan arasında,
Her geçen gün kararan dünya içinde,
Temiz kalanlara selam olsun…

Ben Hepinizi affettim.
Hesap günü affedilmek umuduyla…
                                                                    Kasım/15

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder