Her canlı ölümü tadacaktır.
Peygamberler bile yitip gitmişler dünyadan, kimseye
kalmayacak ki bu toprak parçası.
Ölümün her türlüsü acı da,
Kimisine de hiç mi hiç yakışmıyor bu veda havası
Ahh bi 10 yıl daha yaşasaydı diye anmak…
Yarım kalmak sızlatıcısı...
Bir Kasım sabahı güneş doğmuyor ülkeme.. Her yer
simsiyah…
Yelkovan bile direniyor kavuşmamak için akrebe!
Bir ülke ağlamaya başlıyor 38’de…
Hani bazı insanlara konduramazsın yaa gitmeyi,
Ata onlardan…
Gitmiyor da zaten, hala aramızda…
Bıraktıklarını korumaya çalışan bir gençlikle
İlla tek renk mi olmalı insan?
Sevenler ve sevmeyenler olarak ayrışmalı mı muhakkak?
Ya dinini ya da Atasını mı seçmeli?
Ne kadar da seviyoruz ayrılmayı, ötekileştirmeyi!
Hoşgörü ve anlayış nereye gitti?
Mesela sabah mesainin ilk saatlerinde başlayan
toplantıda,
Siren sesiyle ayağa kalkıp saygı duruşunda dururken,
İçimden okuduğum Fatiha çok mu garip geldi?
Yok yok böyle olmamalı!
Birini deli gibi eleştirirken, onun dehasından bir minik
almış olmalı!
Onu anlayabilmek için, biraz da olsa onun gibi bakıyor
olmalı!
Rakı masasını eleştirirken,
Senin becerip dik kalkamadığın masadan, aldığı kararlarla
ülkeyi kurtaracak kadar zeki olduğunu fark edebiliyor olmalı!
Hani çok inançlısın yaa…
Onu da seni yaratan Allah yarattı…
Bilirim yaratılmışı yaratandan ötürü seversin sen!
Kaderin de Allah’tan geldiğine inanırsın.
Ve bu başarıların altına atılan imzaları da, senin değil
O'nun kaderine yazdı Allah.
Andımızı, gençliğe hitabı kitap kapağından silmeye
benzemez bu!
Ya da tüm dünyanın alkışladığı bir lidere sahip olmak,
Twitterda fenomen olmak gibi bir şey mi senin için?
Güldürmeyin beni!
Değil bir dakika… Bir ömür saygıyla…
Rahmet ve minnetle anıyorum…
Sonsuza dek kalbimizdesin...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder